Avrupa Konseyi Kongresi, Erdoğan'ın en büyük rakibi olarak görülen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu tutuklamasının ardından acil bir toplantı düzenlemişti.
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, seçilmiş belediye başkanlarının yaygın bir şekilde görevden alınmasını da içeren "demokratik gerileme" olarak nitelendirdiği durumun ardından Türkiye'ye bir inceleme heyeti göndermeye hazırlanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart'ta tutuklanmasının ardından Türkiye'deki durum uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Avrupa Konseyi, 2016'dan bu yana görevden alınan ve yerlerine genellikle hükümet tarafından belirlenen kayyumların atandığı, çoğu muhalefet partilerinden 150'ye yakın seçilmiş belediye başkanıyla ilgili olarak geçen hafta acil bir oturum düzenledi.
İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kendisini başkan adayı olarak seçmek üzere oylamadan sadece günler önce gözaltına alındı, sonrasında ise tutukluluğuna karar verildi.
Kongre Başkanı Marc Cools, İmamoğlu'nun tutuklanmasına ilişkin olarak, "Adaletle hiçbir ilgisi yok, her şey siyasetle ilgili," dedi.
Euronews'a konuşan Kongre'nin Türkiye eş raportörlerinden Bryony Rudkin ise, "Belediye başkanlarının görevden alınmasına ve yerlerine kayyum atanmasına son verilmesini istiyoruz. Bunun adil ya da uygun olduğunu düşünmüyoruz," dedi.
Rudkin meselenin hukuki değil, temelde demokratik bir mesele olduğunun altını çizdi: "Türkiye'de yerel yönetimler için demokratik hakların ve hesap verebilirliğin yeniden tesis edildiğini görmek istiyoruz."
Diğer eş raportör David Eray da daha önceki bir izleme misyonunun, Türkiye'nin imzaladığı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile çelişen bazı kilit konuları ortaya çıkardığını söyledi.
"[Belediye başkanlarının] görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması, bir demokrasiden beklediğimiz şeylerle uyuşmayan ana noktalardı," diyen Eray, sorunun sadece bir siyasi grupla sınırlı olmadığını da sözlerine ekledi: "Şimdi de Sayın İmamoğlu'nun partisi CHP... ve biz bundan rahatsızlık duyuyoruz."
Eray ve Rudkin, Kongre'deki tartışmanın İmamoğlu'nun tutuklanmasından önce planlandığını ve bu durumun aciliyeti arttırdığını belirtti. Eray, "[Türk yetkililerden önerilerimize ilişkin] geri bildirim alamadık ve bazı belediye başkanlarının görevden alındığını gördüğümüz için büroya özel bir tartışma düzenlemeyi önerdik," dedi.
Rudkin ise durumu, "Avrupa'nın geri kalanında görebileceğimiz demokratik gerilemenin" bir örneği olarak tanımladı.
Geçen haftaki tartışmalar sırasında Kongre üyeleri, Türkiye'yi tutuklu belediye başkanlarını serbest bırakmaya ve siyasi amaçlı kovuşturmaları durdurmaya çağıran bir deklarasyon kabul etti. Kongre İmamoğlu'nun hapsedilmesini kınadı ve cumhurbaşkanlığına aday olabilmesi için gerekli olan üniversite diplomasının iptal edilmesini açık bir siyasi taktik olarak eleştirdi. Ayrıca milyonlarca Türk vatandaşının seçilmemiş yetkililer tarafından yönetilme riski taşıdığı ve demokratik seslerinin etkili bir şekilde susturulduğu uyarısında bulundular.
İleriye dönük olarak her iki eş raportör de Euronews'e bir sonraki adımlarını özetledi. Bryony Rudkin, "Kendimiz görmek, yetkililerle konuşmak ve seçilmiş temsilciler açısından konuşabileceğimiz herkesle konuşmak için mümkün olan en kısa sürede gideceğiz," dedi.
Odak noktalarının tutuklu belediye başkanlarının refahı olacağını ifade etti: "Bu [tutukluluk] demokratik yollarla seçilmiş olmaktan başka bir şey yapmamış insanlar için inanılmaz derecede ağır bir ceza."
Eray ayrıca, bir bilgi toplama misyonu planladıklarını doğrulayarak, bunun nasıl olduğunu anlamayı amaçladıklarını söyledi. "Çünkü haberlerimiz var, bilgimiz var ama gerçekleri görmemiz gerekiyor," diye ekledi.
Hükümet ise yorum talebine henüz yanıt vermedi. Oturum sırasında, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye'nin iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bir üyesi olan Tahir Büyükakın, "Türkiye'de hukuk işliyor, yargı süreci devam ediyor ve gerçeği çarpıtan operasyonlarla algıların çerçevelenmesine izin vermeyeceğiz," diyerek açıklamayı eleştirdi.