TÜRBAN VE BAŞÖRTÜSÜ MASALI

Neslihan KORUTÜRK - 11.12.2008

 

AÅŸağıda anlatılan masalın günümüz dünyası ve Türkiye’siyle hiçbir ilgisi yoktur. Masalda geçen tüm kiÅŸi ve kurumlar masalîdir, yani hayal mahsulüdür.

*   *   *

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Kaf Dağının ötesinde Titencirya denilen bir ülke varmış.

Yüzyıllarca süren savaşlardan ve göçebe hayatından bıkan ahalisi geniş ve mümbit topraklar üzerinde yerleşik hayata geçmeye karar vermiş ve geçmiş.

Ülkenin adı nereden geliyor diye sorarsanız; rivayetler muhtelif…

Bir rivayete göre “zincir”den geliyormuÅŸ. Buna göre, ülkede her ÅŸey, bilhassa hürriyetler ve hürriyetleri isteyenler zincire vurulduÄŸu için bu adı aldığı söylenir.

Başka bir rivayete göre ülkenin idarecileri ve onlara uyan ahalinin çoğunun meşgul olduğu işler incir çekirdeğini doldurmadığı için bu adın verildiği söylenir.

İdarecilerin halkı ve ülkeyi tittiği için bu ismin verildiğini söyleyenler de yok değilmiş, hani!

İşte, bu Titencirya’yı 20 kiÅŸilik bir “Divan” yönetirmiÅŸ. Divan’ın yetkisi padiÅŸahın bile üzerindeymiÅŸ.

Halkın ağzı var, dili yokmuş.

Ülkenin tacir ve gezginleri pek çokmuş. Bunlar, Kaf Dağının berisindeki memleketlerle ticaret yapar, oraları gezer, dönüşte, gördüklerini ahaliye ballandıra ballandıra anlatırlarmış.

Söylediklerine göre, Kaf Dağının berisindeki ülkelerin halkları daha zengin, daha serbestmiş.

Gezginler, tüccarlar öteki ülkeleri anlattıkça ahali de, o ülkelerdekiler gibi yaşamaya özenirmiş.

Halkta biz de zengin olmak isteriz, biz de serbest olmak, özgürce yazıp-çizmek, konuşmak isteriz demeye, eğitim, sağlık, iş, konfor talep etmeye başlamış.

*   *   *

Sesler biraz daha ziyadeleÅŸince, Divan toplanmış. Divan reisi, “Muhterem heyet, memlekette olan-biteni görüyorsunuz. Hem ahalinin sayısı, hem de talepleri arttı. Böyle giderse bu ahali Divan’da bile temsil hakkı isteriz diyebilir. Vakit tedbir vaktidir. Ne tedbir eylersiz?” diye açılış konuÅŸmasını yapmış.

Akşam saatlerinde başlayan toplantı sert tartışmalar, ufuk açıcı fikirler, çay kahve, ayran, meşrubat takviyesiyle sabaha dek sürmüş.

Şu kararlar alınmış: Halkı yüreğinden ve beyninden tam ikiye ayıracak bir konu bulunmalıymış. Ahali o kadar derinden bölünmeliymiş ki, ülkedeki her mesele geri planda kalmalı, ülkeye asla hürriyet gelmemeliymiş.

Ve çare bulunmuş!

Ahalide bir “irica korkusu” yaratılmalı ve bu korkuyu her fırsatta öne çıkaracak, onu körükleyecek bir malzeme öne sürülmeliymiÅŸ.

Malzeme de bulunmuÅŸ!

Ülkedeki kadınların neredeyse tamamının başı örtülüyken, kızlarının neredeyse tamamının başı örtüsüzmüş…

Bulunan çareye göre; “başörtüsü”, kızlarda da moda olmalı ve yaygınlaÅŸtırılmalı ve başörtüsüyle mekteplere girme talebinde bulunmalı, hatta zorla girmeye kalkışılmalıymış.

Yalnız, kızlara annelerinin taktığı başörtüsünden farklı bir örtü takmalı, ilgi çekici olmalı, fark bir bakışta anlaşılmalıymış.

Türbanı icat etmişler.

*   *   *

Memleket 6 ay gibi kısa bir sürede gayet derin bir biçimde 2’ye ayrılmış.

“Başörtüsünü savunanlar!”

“Türbana karşı olanlar!”

Artık eÄŸitimin niteliÄŸi, saÄŸlık dertleri, terör ve güvenlik meselesi, iÅŸsizlik, fukaralık, sosyal güvence, bebek ölümleri, rüşvet ve diÄŸer ahlâk buhranları …vs. aklınıza gelebilecek her mesele 2., 3., 5. ve hatta 15’nci sıraya düşmüş.

Münevverler ve ahali varsa yoksa “türban”ı ve “başörtüsü”nü konuÅŸmuÅŸ, tartışmışlar.

*   *   *

Aradan yüzyıllar geçmiş. Ahali ve münevverler(!) halâ türbanı ve başörtüsünü tartışıyorlarmış ama sorunun nereden kaynaklandığı unutulmuş.

Divan aynen korunuyormuÅŸ, sadece üyeleri deÄŸiÅŸiyormuÅŸ. Genellikle ölen üyenin yerine  oÄŸlu veya bir yakını geçiyormuÅŸ.

Bir gün “Başörtüsünü savunanlar”da aklıselim galip gelmiÅŸ. İleri gelenler demiÅŸler ki, “İnadı bırakalım, ÅŸu iÅŸi çözelim. ‘laikçi’lerin ‘türban’ dediÄŸi ÅŸekilden vazgeçelim, okulların da kıyafet kararına uyalım.”

Mesele çözülmek üzereymiş, ülkede bir barış ve esenlik havası esmeye başlamış.

Tam herkes ikna edilmiÅŸken, “Başörtüsünü savunanlar”ın en önde gelenlerinden biri ahaliyi toplayıp, özeti “ Başörtüsü kadınlarımızın ve kızlarımızın namusudur. Bundan vazgeçenler dinsiz olur!” ÅŸeklinde bir nutuk çekmiÅŸ. Nutuk çok etkili olmuÅŸ kızlar “türban”larına yeniden ve eskisinden daha sıkı sarılmışlar.

Rivayete göre, “nutukçu”, aslında, Divan’ın gizli adamıymış ve Divan, sorun çözülmesin diye ona haber göndermiÅŸmiÅŸ!

*   *   *

Aradan yüzyıl daha geçmiş.

Bu sefer, “katı laikçi” kesimde aklıselim hâkim olmuÅŸ. Her türlü “başörtüsü” her yere girebilir, görüşü kabul edilmiÅŸ.

Tam her yerde barış ve hürriyet havası eserken, “türban karşıtı” cephenin en önde gelenlerinden biri ahaliye “Türban serbest olursa laiklik elden gider. Memleket bölünür!” diye çok sert bir nutuk atmış ve mesele yine çözümsüz kalmış.

Yine rivayete göre, son Nutukçu da Divan’ın gizli adamıymış ve Divan, kendisine mesele çözülmesin diye haber uçurmuÅŸ.

*   *   *

Her masalın sonunda gökten 3 elma düşer ya bu masalda henüz 1 elma bile düşmemiş.

Halkın kafasına elma düşerse şayet, zihinlerin açılacağına kesin gözüyle bakılıyormuş gayet!


Tarih: 11.12.2008 Okunma: 1009

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

özgür deniz

31.10.2008 - 17:18

yine güzeldi..zor olan okuması..saygı canım abim

Adem Åžahin

31.10.2008 - 19:02

Özgür bey farkındayım ama yapabilecegim bir şey yok o kadar özen gösteriyorum yazıyı yapıştırırken ama düzelmiyor düzelmiyor ben anlamadım hep beraber kusura bakmadan buna alışalım . sanıyorum bu benim pc den ileri geliyor lütfen kusura bakmayın bende böyle olmasını istemiyorum ama elimden başka bir teknik konu gelmiyor. Güzelim yazı burada bozuluyor

özgür deniz

31.10.2008 - 17:18

yine güzeldi..zor olan okuması..saygı canım abim

Adem Åžahin

31.10.2008 - 19:02

Özgür bey farkındayım ama yapabilecegim bir şey yok o kadar özen gösteriyorum yazıyı yapıştırırken ama düzelmiyor düzelmiyor ben anlamadım hep beraber kusura bakmadan buna alışalım . sanıyorum bu benim pc den ileri geliyor lütfen kusura bakmayın bende böyle olmasını istemiyorum ama elimden başka bir teknik konu gelmiyor. Güzelim yazı burada bozuluyor