AÇ(IL)IM, SOFRADA YER AÇIN

İsmail Hakkı CENGİZ - 20.08.2009

Oy gizli, haber kutsal, yorum hürdür.

 


“Açılım” konusunda atakta olan İçişleri Bakanı son olarak “Şimdiye kadar yaptıklarımız, bundan sonra yapacaklarımızın teminatıdır” demiş. O zaman, şu geçen 7 senede nereden nereye geldiğinizi hatırlamak, iktidarın nasıl bir “açılım” yapacağı konusunda bir fikir verebilir diye düşünüyor ve soruyoruz: AKP olarak geldiğiniz yer nere, şimdi durduğunuz yer nere?

 

Geldiğiniz yer gayet açık: Ekonomik bakımdan alt-orta gelir grubuna ait kesimlerden geldiniz. Şimdi bulunduğunuz yer de gayet açık: Ülkenin en zengin kesimi içine girdiniz. Artık, “Ak partili” demek, “zengin” demek!

 

Çocuklarınız daha 18-20 yaşlarında işadamları oldular. Hem de uluslar arası çapta! İçlerinde, Unakıtan’ın oğlu gibi, şirketi Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasına girenler bile var.

 

Belli ki, çok büyük bir “ekonomik açılım” yapmışsınız. Ne yazık ki bu açılım çevrenizle sınırlı kalmış. Neden aynı açılımı vatandaşın milyonlarca çocuğu için de yapmıyorsunuz? Yapmanıza imkân var mı?

 

*                        *                      *

Öte yandan, diyorsunuz ki; Kişi Başına düşen Millî Gelir 10 bin doların üzerinde… Güzel!

 

Hani bunun adil bölüşümü. Bırakın 10 bin dolar gibi kocaman rakamları, bunun %1’ini rüyalarında bile göremeyen milyonlarca Türk vatandaşı var. O milyonlara sadaka dağıtıyor, “sadaka kültürümüzde var!” diyerek bununla övünüyor, âleme, sadakaya muhtaç olanların varlığından, faydalı bir şeymiş gibi bahsediyorsunuz.

 

“Sadaka kültürü”nü faydalı bir şey gibi kabul edince; elbette sonsuza kadar sürdürmek için de elinizden geleni yapıyorsunuz. Dolayısıyla, kitleleri sadakaya muhtaç olmaktan kurtarmak gibi bir düşünceniz, bir çalışmanız, hele hele bir “açılım”ınız asla ve kat’a söz konusu olmuyor.

 

*                        *                      *

Aslında açılacak çok konu var. Tesadüf bu ya; tam “açılım” tartışmalarının zirve yaptığı günlerde Kürtlerin önde gelen liderlerinden biri askerden terhis oldu. Vaktiyle DTP’nin genel başkanlığını da yapan bu şahsın hikâyesini hatırlayalım: Yıllarca evvel “Askerliğe elverişli değildir” raporu almıştı. Daha sonra bu rapor sorgulandı ve sahte çıktı. Yeniden yapılan muayeneyle sağlam olduğu kanıtlandı. Söz konusu Kürt lider askere alındı ve 15 ay aslanlar gibi askerliğini yaptı, teskereyi hak etti.

 

Lakin “askerliğe elverişli değildir” raporu alan bir tek o değildi ki… Daha pek çok gencin “çürük” raporu var. Fakat onların raporu sorgulanmıyor. Hele onlar için de bir “sorgulama açılımı” yapıverin.

 

Öte yandan bazı gençler, yurtdışında çalıştıkları gerekçesiyle 21 gün “bedelli askerlik” yapma hakkına sahip… Sebep: Uzun dönem askerlik yaparlarsa işlerini kaybedebilirler. Peki, yurtdışında çalışanın işini kaybetme tehlikesi var da, yurtiçinde hasbelkader iş bulmuş, işyeri açmış olan kişilerin işini kaybetme tehlikesi yok mu? Gelin burada da bir “açılım” yapıverin.

 

Sahiden açılım, sahiden çözüm getirmek istiyorsanız bunun sırrı tek kelimede gizli: ADALET! Siyasette, iktisadî hayatta, eğitimde, mecburî askerlikte, devlet iş ve işlemlerinde… Vs. adaleti sağlayın. Başka hiçbir ek gayrete gerek kalmadan ülkede huzur ve güveni temin etmiş olursunuz.

 

Vatandaş “açılım” demiyor, “açım” diyor. “Açım, sofrada yer açın” diyor. Bunu duyacak kulak lâzım. Sefaleti, fecaati görecek göz lâzım. Gönül gözü lâzım… 

 

 

 

Önceki yazılar

Tarih: 20.08.2009 Okunma: 708

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?