Bir eğitim yazısıyla merhaba sevgili gönüldaşlarım. Sizleri coşkuyla selamlıyorum, eğitim camiasının aydınlık yüzlü neferleri. Malum olduğu üzere, hayatta, sürûru, meserreti, saadeti, huzuru, sevgiyi, güzelliği, barışı, kardeşliği gerçek manasıyla yaşamanın yoludur eğitim. Bireyin, toplumun, devletin ve medeniyetin dinamitidir. Zira, bir toplumun, alçalışı da, yükselişi de eğitimle olur. Şayet, terakki yolunda muhkem adımlarla ilerlemek ve uluslar arası platformda söz sahibi olmak istiyorsanız, kültürünüz ve değerlerinizle mütenasip bir eğitim mekanizması ihdas etmeniz iktiza eder. Yoksa, bu alem sizin için tedenni dünyası olur ve payandalık yapmak mukadder akîbetiniz olur. Binaenâleyh, üzerinde hassasiyetle durulması arzeden derin bir meseledir eğitim.
Haddizâtında eÄŸitim, sorgulanması, tanımlanması ve tahlil edilmesi iktiza eden, toplumda en önemli yeri teÅŸkil eden bir engin mevzudur. Öncelikle, eÄŸitimi, sığ kalıplar içerisinde deÄŸil de, geniÅŸ bir yelpazede deruni bir ÅŸekilde, nesnel kıstaslarla tahlil, tetkik, tahkik ve muhakeme etmeli, tanımlamalıyız. Felsefesiz bir sorgulama, kısır ve sığ bir tenkitten ibaret olacağı için, yapacağımız iÅŸin de ciddiyetini yitirip, akamete uÄŸraması da söz konusudur. Burada, İhsan TURGUT hocanın da ifade ettiÄŸi gibi, tüm eÄŸitim kurumlarında dilimize pelesenk ettiÄŸimiz sığ bir tanımlama vardır: ‘’istendik yönde davranış kazandırmak.’’ Peki bu ne kadar doÄŸru, ne kadar nesnel ve deruni bir tanımlama? Åžayet, maksadımız gerçekten de, istediÄŸimiz davranış örgütlerini kazandırmaksa; hocamızın da izah etmek istediÄŸi gibi: ‘özgür birey’ler deÄŸil, ‘muti tipler’ yaratacağı muhakkaktır. Bu durum, muayyen davranışların menbaı olacağı gibi, bireyde o istikamette bir karakter kesbedecektir. Son tahlilde de, o kaynak her ne ise birey onun fanatik bir tutucusu olacak, bilinçsizce ve sekterce o ÅŸeyin apolojisini yapacaktır.
Filhakika eÄŸitim, eleÅŸtiren, sorgulayan, senkronize ve analitik düşünen, analiz ve sentez yapabilen, mütecessis, dinin, bilimin ve aklın ışığında yönünü tayin edebilen özgür beyinler yetiÅŸtirmede, bir yol, yöntem ve araç olmalıdır. Son tahlilde gayesi ise: beÅŸer tabiatlı insanoÄŸlunu İNSANLIK mertebesine yükseltmektir. Alem-i insanlığa faydalı kılabilmektir. Ne diyor John DEWEY: ‘’eÄŸitim yaÅŸamın ta kendisidir, yaÅŸama hazırlık deÄŸil. EÄŸitimin amacı, çocuÄŸa düşünmeyi öğretmektir, ne düşüneceÄŸini deÄŸil.’’ Gerçekten de mükemmel bir izah. Lakin, bugün biz bunu yapabiliyor muyuz? Ya da yapmak adına bir gayret sarfediyor muyuz? Åžu anki kritik süreçte, zamanımızın önemli bir bölümünü eÄŸitimsel faaliyetlere hasredebiliyor muyuz? Haddizatında bizim yaptığımız, John Dewey’in aksine, İhsan Turgut hocanın ifadesinde olduÄŸu gibi, muti ve fanatik tipler yetiÅŸtirmek, sıradanlaÅŸan, sloganlaÅŸan, papaÄŸanlaÅŸan bir nesil ihdas etmek, özgür düşünen bireyler yerine, muayyen kalıplar çerçevesinde düşünen yığınlar güruhu teÅŸkil etmektir. Tabi bu arada ciddi eÄŸitimsel hedefler belirleyerek, aydınlık bir nesil ihdas etmeye çalışan güçlü, bilinçli ve ÅŸuurlu mekanizmaları da, deÄŸiÅŸik kılıflarla atıl hale getirmeyi de marifet sanıyoruz!!!
Bugün eÄŸitim sistemimizde bir tecdid hareketi yaparak reorganizasyona gitmeliyiz. Yoksa, mefluç olmuÅŸ bir mantaliteyle, ne saÄŸlıklı bir nesil, ne de güçlü ve müreffeh bir toplum oluÅŸturulabilir. Ayrıca güçlü bir devlet olmakta muhaldir. ARİSTO diyor ki: ‘’bir sistemin doÄŸurduÄŸu sorunlar, o sistem içerisinde kalınarak çözülemez.’’ Yine Mustafa KEMAL diyor ki: ‘’hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki; cumhuriyet, sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.’’ Lakin, bu temenninin, felsefesiz ve sığ bir eÄŸitim mülahazasıyla ve paradigmasıyla realize edilmesi muhaldir. Toplum ve devlet olarak, büyük hamleler yapmak, uzak hedeflere yelken açmak istiyorsak; maddi ve manevi deÄŸerler ekseninde güçlü ve rasyonel bir eÄŸitimsel alt yapımızın olması mutlaka elzemdir.
Bugün, isticalen sil baÅŸtan bir eÄŸitim reformuna ihtiyacımız vardır. Åžayet, aydın, hür ve saÄŸlıklı bir ruha haiz bireyler ve güçlü bir toplum ve devlet istiyorsak bu reform mübremdir. John DEWEY bakınız ne diyor: ‘’okul kitapları ve dersleri, bize, baÅŸkalarının bilgilerini ve keÅŸiflerini gösteriyor ve güya bilgi yolunda en kısa yola götürüyor. Hakikatte bu öğretim usulü, bize gerçekleri ve fikirleri anlamak yerine, hazırlop bilgileri ezberlemekten baÅŸka bir iÅŸe yaramayan bir papaÄŸanlık öğretiyor.’’ Sanki bizi anlatmış deÄŸil mi? Kendimizi fasit daireden ve fikr-i sabitten bir türlü kurtaramıyoruz ve temcit pilavı gibi aynı ÅŸeyleri mükerreren sunmaktan baÅŸka bir ÅŸey yapmıyoruz.
Bugün bizim insanlarımızın yaptığı tek ÅŸey; ya araÅŸtırıp incelemeden reddetmek, ya da olduÄŸu gibi alıp taklit etmektir. Unutulmasın ve zihinlere kazınsın ki: ‘’TAKLİT İNTİHARDIR.’’ (EMERSON) Netice itibariyle, eÄŸitimin baÅŸlangıcı, araÅŸtırmak, sonu da düşünüp bulmaktır. Ne yazık ki, bugün araÅŸtırma, düşünme ve sorgulama yoksunu hazırlopçu bir toplumuz. Her ÅŸeyi olduÄŸu gibi vermek, sığ düşünceleri berrak zihinlere zerketmek, muti ve sekter tipleri tevlit eder. Unutmayalım ki; eÄŸitim, bir ulusun ve medeniyetin varoluÅŸ dinamitidir. EÄŸitimi olmayan bir bireyin, toplumun ve devletin hedefi de olmaz. Hedefsiz, plansız, projesiz terakki ise muhaldir. Mustafa KEMAL diyor ki: ‘’eÄŸitim iÅŸlerinde ne olursa olsun baÅŸarı kazanılmalıdır. Bir milletin gerçek kurtuluÅŸa mülaki olması ancak bu yolla olur.’’ Son sözü İslâm peygamberi yüce ve yegane önderimiz, göz bebeÄŸimiz, kainat aydınlığı HZ. MUHAMMED’e (sav) bırakalım: ‘ilim Çin’de dahi olsa gidip alınız.’
Aydınlık ve hür bir dünya umuduyla, temennisiyle sevgili muallim dostlarım, aziz gençler ve şerefli halkım. Sevgiyle, muhabbetle, dostlukla, huzurla kalınız. KİTAPSIZ yaşamayınız. Şimdi sizlere eğitim üzerine söylenmiş mücmel ve nükteli sözlerden bir demet sunacağım.
‘’Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır.’’
‘’Küçük yaÅŸta tahsil edilen ilim, taÅŸ üzerine oyulan süs gibidir.’’
‘’Öğretmen öğretirken, öğrenci öğrenirken eÄŸitilir.’’
‘’EÄŸitilmeseydi insan, insan olamazdı.’’
‘’İnsanı anlamanın yolu, mükemmel bir eÄŸitimdir.’’
‘’EÄŸitimin deÄŸeri, eÄŸitilmiÅŸ insanların deÄŸeri ile ölçülür.’’
‘’İnsanın vücudu da, ruhu da eÄŸitilmek için halkedilmiÅŸtir.’’
‘’EÄŸitim, bir insan yetiÅŸtirme sanatıdır.’’
Sevgili gönüldaÅŸlarım mezkur sözler, ismini ÅŸu an hatırlayamadığım deÄŸerli ilim ve bilim ehli ÅŸahsiyetlere aittir. Muazzez dostlarım mühim olan bilmek deÄŸil anlamaktır, anlayıp muktezasını icra etmeniz temennisiyle. Yoksa havanda su dövmeye benzer yaptığımız iÅŸler. En derin saygı ve sarsılmayan muhabbetle canım gönüldaÅŸlarım…