ŞEHİTLERE!...

Özgür DENİZ - 11.12.2016

Yaşar, sanki kızmışçasına

Kahkaha patlatır bir de arsızcasına

Alay eder yoksul diye

Bilmez ki, zenginliği, sattığı teninden hediye

 

Disko bar gezer durur

Åžampanyalar eÅŸliÄŸinde kudurur

Bilmez ki vuran yiğitler nasıl vurulur

Elbet bir gün hesapta sorulur

 

Etini edersin afiÅŸe

Kaç yatakta yatarsın ey fahişe

Miden olmuş zehir damıtan bir şişe

Bir gün dur denecek bu kahpe gidişe

 

Dağları ne bilsin pezevenkler

Solon çocuğudur çok konuşan zevzekler

Durmadan nutuk atar kafası boş, ensesi kalın gerzekler

VuruÅŸan yiÄŸitler elbet ovaya da inecekler

 

O aslanlar indiklerinde ovaya

Sığınacaksınız hangi dağa, kayaya

Kaçacaksınız tavuklar gibi sağa sola

Girseniz de kol kola fayda etmeyecek mutlak sona

 

Yırtık elbiseler var ya ey onun bunun çocuğu

O elbiseler içinde bir aslan barınır

Şehidime tuvalet kâğıdı olamaz senin Amerikan gocuğu

Yırtık elbiseler için de bedenler bin günahtan arınır

 

Siz sıcak odalarda ceviz kırarken

Dağlarda çakal avlıyordu yiğitler

Siz pezevenk ararken solonlar da cazlar da

KurÅŸunlarla dans ediyordu yiÄŸitler daÄŸlarda

 

Sen yatağından mahmur kalkarken

Yağmurlar ıslatıyordu çelikten bedenleri

Tül örtüler içinde dolaşırken sen

Toprak oluyordu kefenleri

 

Sen bir kadehe namusunu peşkeş çekerken

Peşkeş çektiğin namusunu koruyorlardı kahramanca dövüşürken

Sen pezevenginle öpüşürken

Onlar kurşunlarla sevişiyor, ölümle öpüşüyorlardı

 

Anlatın ey deyyuslar ne yaptınız, ne verdiniz vatana

Saygı duydunuz mu hiç toprağın altında koyun koyuna yatana

Lafa gelince bol keseden atarsınız

Kiminiz üste çıkar kiminiz alta yatarsınız

 

Namus nedir bilmezsiniz, taptığınız fuhuştur

Şehitlik sizin için zavallılık ve nahoştur

Bilirim dağlarda gezmek yürek ister

Sıcak yataklar size ne hoştur

 

Pezevengin tohumu, fahişenin dölü

Sizin için kolsuz ve bacaksızım

Siz rahat yaşayın diye öptüm kutsal ölümü

Onun için ocaksız ve bacasızım

 

Şuh odalarda yatıyorken siz

Bataklıkta çakallarla dövüşüyorduk biz

Süngülere kalkandı bağrımız

İşte ta o dövüşlerden kaldı bizi yakan ağrımız

 

Biz vuruşurken siz yaşadınız

Bizim kanımızdı sanki içtiğiniz şaraplarınız

Biraz daha zıplayın oynayın kudurun

Dönüşümüz, olacaktır elbet türaplarınız

 

Kiminizin adı yıldızdır, kiminizin adı artist

Oysa fahişedir adınız, pezevenktir sanınız

Bu necip millet bilir kim olduÄŸunuzu

Kafanız boştur, kalbiniz duygusuz, bilmez sanırsınız

 

Bir zaman daha gezip tozacaksın

Toz çekip kuduracaksın

Kudurdukça şerbetleneceksin

Ve elbet tek kurÅŸunla gebereceksin

 

NOT: Üzüntümün, hüznümün, derdimin, kederimin, acımın tarifi yok. Şehitlere rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Mecalim yok konuşmaya. Elbet bir gün gök girip kızıl çıkacak kılıçlar!

Tarih: 11.12.2016 Okunma: 1047

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?